Uzun zamandır kalem ve kelam
erbabı olmasına rağmen yazdıklarını kendine saklamayı tercih
eden bir dostumuz aramıza katıldı. AkılFikir sitesine farklı
bir soluk getirdi. Hoşgeldi. Hoşkalır umarız.
Hedonistanbul'un kimliğine dair bilgiyi kendinde saklı tutunuz ve
sadece yazılarını okuyunuz...
Mir elini kaleme attı. Bakın neler çizdi yaşamın gölgelerine...
Kültigin... Binyıllar sonra yeniden yazıyor. iyi ediyor.
Keyifli.. Soğukta içilen demli çay lezzetinde.
Alıntıyla diyor ki:"yazarlar
sinik insanlardır.onları, sürekli yakınmak ve acıdan gebermek
hoşnut eder. benim sorunum, çözümün başkalarında olması.
elimden başka bir şey gelmediği için yazıyorum. dilekçeme yanıt
alsaydım, bu labirente girmezdim. çünkü bir öyküyle, umum
vekalete yazılmış bir dilekçe arasında hiçbir fark
yoktur."
Amerikalılar,
1969'da bağımsızlıklarını kutlarken, İzmir'in bir erken doğum
vakasına tanık olduğunu bilmiyorlardı. İşkampavya'yı büyük
bir gemiyle terkedip İstanbul'a yerleşen bu çocuğun, yirmi
yıl sonra başkalarının -özellikle Amerikalıların- hayatlarını
seslendirenlerle mücadele ettiğini de öğrenemeyecekti. Bugünün
yeryüzünde kendisi, akademik geçmişinin metazori ağırlığı
altında renkli resimler arasında irili ufaklı yolculuklar
yapmakla meşgulken, yazın dünyasına kaçıp kaçıp dönmekten
muzır bir keyif alıyor. Bunu da bilmeyen Amerikalılara karşı da
hiçbir takıntısı yok (!)
Tediki
dedi ki: Neden set çekmeden, neden tarih Aralık olmadan
hesaplaşmıyoruz ki kendimizle, örneğin Ekim’de? Ekim geç mi
sizce, emin misiniz? “Günler ne de çabuk geçiyor?” diyen siz
değil miydiniz?
Bir gül göle düşerse
Göl değil de gül bulanır.

Hayatımıza başlarken
sormasını isterdim Yaradan’ın. Eğer niyetin yoksa bu yolculuğa
hiç başlama diye. Hiçbirimizin tasarrufunda olmayan, O’nun
kurallarıyla başlayan ve sonrasında denetimin kendi ellerimize bırakılmış
olduğunu varsaydığımız tecrübeler yolculuğu yaşam; bize
sorulmadan verilen ve hatta kucağımızda bulduğumuz keskin virajlar
bütünü.
Ateşi defalarca
bulması ve o ateşe yüzyıllardır elini atması, ateşten yanması
sadece insanoğlunun doğasının gerektirdiği davranışlar. Belki
de her şey bunu kabullenmekle başlayacak. Ama yaşam sadece bir
tesadüfse, yollar zaten
kendiliğinden açılacak .
Hepimizin yolu açık
olsun.